22 Haziran 2012 Cuma

diş buğdayı...

yusuf'a şöyle iyi düşünülmüş bi diş buğdayı yapmaktı niyetim. bunun içinde en uygun yer ve zaman nisanda ailemin yanına gittiğimiz zamandı. hem hazırlık aşamasında annem ve kardeşimin yardımları olacak hem de oradaki akrabalarlada bi etkiliğimiz olmuş olacaktı. ama biz şöyle yapalım böyle yapalım derken son haftaya kadar erteledik, son haftaysa yusuf hastalandığı için yapamadık döndük. kardeşimle yaptığımız keçeleri, şekerleri, fikirleri de istanbula getirdim, burada arkadaşlarımla yapamadığımız diş buğdayımızı yapmak için. ama yine aksilikler çıktı ertedim de erteledim, 1 buçuk ay kadar. yusufun sticker'ında yazan "altı dişi çıktı" yazısını yalancı çıkaracak diş huysuzlukları başlayınca annemle kardeşiminde geldiği geçen hafta çarşamba günü sonunda yaptık diş buğdayımızı.

bigün önce gezmeye gittiğimizden ne ev ne biz  ne yiyecekler hazırdı sabahında. annemin endişelerine rağmen güçlerimizi birleştirip herşeyi kısa sürede hallettik

 ve eğlenceli, bol sohbetli, gülmeli bi diş buğdayı yaptık. tabi önemli bi şeyi unutarak.
  şu ilerde hangi mesleği seçeceğini bileceğimiz olayı :( bunu unuttuğumuza sonradan çok üzüldük.
ertesi gün yusuf'un 7. ve 8. dişleri de çıktı. bi müddet daha rahatız, geceleri daha uzun uykular gündüzleri daha az mızmızlıklar...

28 Mayıs 2012 Pazartesi

pretty little liars&sevimli küçük yalancılar

pretty little liars'ın geçen yıl hamileliğimin ilk dönemlerinde birkaç bölümünü izlemiştim. o dönem işten gelince dinlenme-uyuma isteği ağır basınca devamını getiremedim ama hepte merak ettim. kuzenimde kitap serisini görünce yusufu uyuturken okumaya vakit bulduğum için almıştım. evet hitap ettiği kitle teenage olsa da uyum sağlayabiliyorum:)
sevimli küçük yalancılar kitabı dizinin neredeyse 3 bölümünde falan olan olayları anlatıyor. kitabı bitirdiğimde serinin 2. kitabını okumak yerine diziyi kaldığım yerden izlemek istedim.

yusufun öğle uykusu benimde kendime ayırdığım zaman. mümkünse temizlik yemek gibi gündelik işler yerine beni mutlu edecek şeyler yapmaya çalışıyorum. son günlerde en büyük keyfim yanıma kahve ya da çay ve yiyecek bişeyler alıp dizi keyfi yapmak.
bu arada dizi çoook heyecanlı.

19 Mayıs 2012 Cumartesi

küçük mucizeler dükkanı...

son zamanlarda yusufu uyuturken kitap okumaya bolca vakit buldum, küçük mucizeler dükkanıda son okuduklarımdan.
kitabı okurken sanki romantik türünde bi film izliyomuş gibi hissettim. mesela tatil filmi gibi. olaylar gayet yavaş ama betimleyici sona doğruysa biraz hareket. okuduktan sonraysa küçük bi mutluluk ve rahatlama.
 eğer kitap okurken biraz zihnim dinlensin istiyorsanız, tavsiye ederim.
bakalım şimdide bir yumak mutluluk'a başladım.

15 Mayıs 2012 Salı

nerede kalmıştık??

biz buralarda yokken memleketteydik. bu yıl hayalini kurduğum uzun tatillerimizin ilkini gerçekleştirdik. 1 ay ben sorumluluklarımı paylaşmanın keyfini yaşarken bebeğimde kalabalık aile ortamında büyüdü. ilk günlerde herkese tek tek bakıp ağlasa da gelmemize yakın artık herkesi tanıyordu. birde nerdeyse hergün gördüğü bir arkadaşı oldu. birbirlerinin üzerine çıkma çabaları bizi çok güldürdü.

 birlikte oynadılar, pikniğe gittiler, hatta aynı ekmeği bile paylaştılar:) 

gelmeyi planladığımız hafta yusuf ateşlendi. daha önce aşı sonraları hafif ateşleniyordu ama ateşi hiç 38 in üzerine çıkmamıştı, gribal enfeksiyondan fitile rağmen 38 leri gördük. çok kötü 2 gece geçirdik bende grip oldum ama 2 gece hiç uyumadım dinlenmedim. kadınlar zayıftır fakat anneler güçlü sözünün ne kadar doğru olduğunu birkere daha gördüm.
dönüş beni çok korkutmuştu o yüzden eşimi önce gönderdik biz annemle döndük. 9 saatlik yolculuk olmasına rağmen yusuf bizi hiç üzmedi. geldiğimizde 5 gün annemde bizimle olduğundan farkedememiştim ama yusuf annem gidince çok  huysuzlandı 2 gün sürekli kucağımdan inmek istemedi ve sürekli kapıya gidip odaları gezmek istedi sanki birilerini arıyo gibi. sanırım minik kuş psikolojik olarak etkilendi
1 ay boyunca yusufu uyutma görevi annemdeydi ve ben inanılmaz rahattım çok zorlanırım sanmıştım ama benim miniğim ilk gün ve sonrasında beni uğraştırmadan uyudu

yusufun bu ayında neler yaptığına gelince artık koltuklara tırmanıyo ve tutunarak istediği yere gidiyo bu yerde genelde ya kumandanın yanı ya da laptopun yanında benim yanım oluyo
emekleyerek bütün odaları dolaşıyo keşfediyo. açık buzdolabı, doldurmaya çalıştığım bulaşık makinasının yere inmiş kapağı va kapısı açık banyo görünce yüzünde kocaman bi gülümsemeyle hemen hedefe ulaşma çabalarına giriyo
dedde babba gel gel ade de söylediği kelimeler, sanırım bide dayısının adı olan hakan dediğimde akka gibi bişey söylüyo 
uykusu artık düzene girdi, inanılmaz ama gerçek 8 buçuk 9 arası uyuyo:)
bense artık uzun bi aradan sonra normal hayata adapte olduğumu hissediyorum.

30 Mart 2012 Cuma

7.ay.....

ve benim topitopummmm 7 aylık...
yusuf artık emeklemeye başladı, 2 haftaya kadar sürünerek istediği yere gidiyodu; şimdi poposunu kaldırıp tam emekleme moduna geçti. ilgi alanı, kumandalar, terlikler ve kablolar. sabah mutfağa gitmek için odadan çıktığımda yusufu kapıyı kapamış kapının aralığından bana bakarken buldum:)) çoook komikti hali, kapının önünden çekilmeye ikna edip kapıyı açmam zor oldu.
yusuf hem çok hareketli hem de yaramaz bi bebek, sabah uyandığında yatağında biraz kendini oyalıyo ama beni bi farketsin hemen numaradan ağlamalar. dünden beri çirkin ol dediğimde yüzünü buruşturup burnundan hızlı hızlı nefes alıyo, o yeni şeyler öğrendikçe bizde çok heyecanlanıyoruz.
alt dişlerinden sonra üst yan dişleride çıktı. bu biraz ilginç oldu, küçük bi vampir.şimdi üst ön dişleride çıkıyor 1 haftadır gece uykuları kısa gündüzse uyumak istemiyor tabi bide gün içinde sürekli kucakta olacak.
henüz ek gıdaya radikal bi geçiş yapamadık, şimdilik sadece çorba ve meyve püresi. haftaya yoğur ve kahvaltıya da başlayacağım. dün mahalleye gelen süt arabasını görünce çok sevindim, çok şanslıyız.
salı günü uzatabildiğimiz kadar uzun süreliğine memlekete gidiyoruz. bu yıl ki çekirdek aile tatillerimizin başlangıcı.
çok heyecanlıyız.

19 Mart 2012 Pazartesi

od...


eşime "elif şafak'ın iskender'ini merak ediyorum" sözümden aklında sadece iskenderin kalması ve iskender palanın od'unu:) alıp bana sürpriz yapmak istemesiyle okumaya başladığım kitap OD...
son zamanlarda okuduğum kitaplar arasında en etkileyicisi.
okurken yunus emrenin şiirlerine bu kadar aşina olduğum halde hakkında hiç birşey bilmediğime üzüldüm. kitap o kadar sürükleyiciydi ki bir sonraki bölümlerini hep heyecanla okudum. ve harika bi sonla bitti. hüzünlü ve çok şey söyleyen bi kitaptı.
mutlaka tekrar okuyacağım.

9 Mart 2012 Cuma

6.ay+9 gün...


sürekli ağlayan, uyumak istemeyen, huysuz mu huysuz bebek gitti yerine sevimli mi sevimli bi kuzu geldi.
geride kalan 6 ayda uykuydu, gazdı çok sıkıntı çektik. çok yorulduk artık bi müddet dinlenme zamanı. evet çok hareketli, koyduğumuz yerde durmuyor, hep yeni şeyler peşinde amaaa inanılmaz tatlı. bi kere çok gülüyo, ayaklarını tutup topitop gibi yuvarlanıyo, herşeyin farkında en ufak farklı bi seste kafa hemen o tarafta, telefon çalıyo nerden geldiğini anlamaya çalışıyo şaşkın bakışlarla:)yemekte birbirimize uzattığımız tabaklara hemen sanki ona uzatıyomuşuz gibi uzanması çok şeker.
uykuları düzene girdi,bunda yoğun çabalarım mı etkili yoksa süreç mi bunu gerektirdi hiç bi fikrim yok.
artık oyun halısında, mama sandalyesinde, yatağında bi müddet kendini oyalayabiliyor.
bi de 3 gecedir uykuda yüzüstü dönüyo, ben ilk gece çok korkmuştum, hemen uyandırmıştım korkuyla, sonraki gece yanıma aldım aşama aşama izledim dönmesini, burnunu kapamadı hiç, uygun pozisyonu alana kadar kafasını kaldırdı indirdi sonunda burnu açık uyudu. ama dikkatli olmak lazım.
her anı çok güzel ama sanırım en zevkli dönemleri 6.ay ve sonrası. mmm 6.ay güzel geçecek; daha huzurlu, uykulu, keyifli.